Cuma hutbesi 5 Ağustos 2022 Diyanet… Bu hafta Cuma hutbesinin mevzusu Muharrem ayı ve Kerbela

05.08.2022 09:12 Son Güncelleme: 05.08.2022 09:14 Her hafta Cuma hutbesi için hususi bir mevzu belirleyen Diyanet İşleri Başkanlığı yeni haftada hutbenin konusunu duyurdu. Bu hafta hutbede Muharrem ayı  ve Kerbela mevzusu anlatılacak.
CUMA HUTBESİ 5 AĞUSTOS 2022: MUHARREM AYI VE KERBELÂ

Muhterem Müslümanlar!
Muharrem ayıyla süregelen hicri takvimin, 1444. yılını algı ediyoruz. Muharrem, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in “hürmete şayan”  olarak nitelediği, rahmet ve hikmet dolu bir aydır. Efendimiz (s.a.s), “Ramazan’dan sonrasında en faziletli oruç Tanrı’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”  buyurarak bu ayın tinsel bereketine işaret etmiştir. Muharremin onuncu günü olan Âşûrâ gününde ise, bigün öncesi yada bigün sonrasıyla beraber oruç tutmayı ümmetine tavsiye etmiştir. Aziz Müminler!
Muharrem, bununla beraber Kerbelâ’nın hüzünlü hatırasıdır… Çöllerde bir yudum suyun özlemidir… Ehl-i beyt aşkıyla dolu gönüllerin, “Âh Hüseynim” diyerek sızladığı bir özlem mevsimidir… Seyyidü’ş-şühedâ Hz. Hüseyin Efendimiz ve beraberindekilerin acımasızca şehit edilmiş olduğu vaktin gözyaşlarıdır.
O Hz. Hüseyin ki, Resûlüllah (s.a.s)’in sevgili torunu, ehl-i beytidir. Hz. Aliyyü’l-Murtaza’nın, Hz. Fatımatu’z-Zehra’nın ciğer paresidir. Rahmet Peygamberinin “Dünyadaki çiçeğim, reyhanım”  diyerek bağrına basmış olduğu, aden gençlerinin efendisi  olarak taltif etmiş olduğu yiğittir. O Hz. Hüseyin ki Tanrı yolunda yüce bir ahlakın ve çağları aşan onurlu bir duruşun mümtaz temsilcisidir.
Kıymetli Müslümanlar!
Kerbelâ, mezhebi, meşrebi ve düşüncesi ne olursa olsun tüm ümmetin ortak acısıdır. Tanrı’a ve Resûlüne inanç eden, ehl-i beyte muhabbet besleyen her Müslümanın yürek sancısıdır. Neredeyse her evinde bir Hasan, bir Hüseyin, bir Ali, bir Fatıma bulunan ve gönlü evlâd-ı Resûl aşkıyla yanıp tutuşan aziz milletimizin ehl-i beyt muhabbeti asırlar geçtikçe daha da artmaktadır. Milletimiz bu sevgiyi yüreklerinin ta derinliklerinde hissetmeye devam etmektedir.
Kıymetli Müminler!
Hepimiz, Kerbelâ hadisesinin hüznünü yaşarken, aynı acıların tekrar yaşanmaması için Kerbelâ’yı öğrenek nazarıyla okumaya ve ondan dersler çıkarmaya mecburuz. 
Kerbelâ’dan çıkaracağımız ilk ders, onu ayrılık ve gayrılığa değil, tevhide ve kardeşliğe vesile kılmak, gönül birlikteliğine dönüştürmektir. Luk ve tasayı, muhabbet ve meşakkati paylaşmaktır. Yüce Rabbimizin “Kendilerine apaçık deliller ulaştıktan sonra parçalanıp ayrılığa düşenler benzer biçimde olmayın…”  emrine kulak verip sımsıkı kenetlenmektir. Fitneye, fesada ve tefrikaya karşı vahdete sarılmak, kardeşliğimize kastedenlere fırsat vermemektir.
Aziz Müslümanlar!
Kerbelâ’dan çıkarmamız ihtiyaç duyulan bir öteki ders ise Hz. Hüseyin Efendimiz ve arkadaşlarının uğruna can verdikleri yolun Peygamberi Zîşan Efendimizin yolu bulunduğunu bilmektir. Hz. Ali’nin buyurduğu benzer biçimde Tanrı’ın farzlarına riayet etmek, bilhassa namaz mevzusunda duyarlı olmak, namazla Tanrı’a yaklaşmaktır. Tıpkı Hz. Hüseyin benzer biçimde İslam’ın şartlarını, komut ve nehiylerini doğru anlayıp yaşamaktır. Hak, hakkaniyet, sevgi, şefkat ve merhameti yüceltmek, kötülüğü engelleyip iyiliği yaymaktır. Makâlât yazarı büyük velinin öğütlediği benzer biçimde insani ilişkilerde toprak benzer biçimde mütevazı olmak, her insana aynı gözle bakmak, kimseyi ayıplamamaktır.   Dünyanın aldatıcılığına kanmamak, daima Hakkın hoşnutluğunu aramaktır.  Haksızlık ve zulüm karşısında dimdik durmak, gerektiğinde Tanrı yolunda şehadete koşmaktır.
Bu vesileyle başta şehitler serdarı İmam Hüseyin Efendimiz ve ehl-i beyt-i Mustafa olmak suretiyle din, inanç, vatan ve mukaddesat uğruna canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.
Cuma namazı iyi mi kılınır, kaç rekattır? Cuma namazı kılınışı detayları Diyanet! Cuma namazı niyeti…

Son Dakika Haberler